Türkiye Eğitimde Neden Başarısız?

Eğitim r1b 14/01/2021

200438089-001Ülkemizin eğitim durumunun iç acıcı olmadığı pek oldukça kesim tarafınca kabul edilen bir gerçektir. Peki bunun sebebi nedir? Hem de eğitim harcamalarına oldukça uzun süredir ciddi bir bütçe ayrılmasına karşın. Aslen bu probleminin yanıtını bir cümlede vermek oldukça zor. Bir ihtimal en temel sorunlara özetlemek gerekirse değinebiliriz. Ek olarak bu durumu tasvir etmenin problemleri çözmeyeceği de bilinmelidir fakat problemin bilincinde olmak çözüm için en mühim ve öncül durumdur.

Ilk olarak vatanımızda, oldukça sık eğitim reformları yapılmaktadır. Bunun en yakın örneğini 4+4+4 eğitim sistemine geçişte yaşadık. Ek olarak değerlendirme sistemleri ile de oldukça sık oynanmakta ve bu sistemler değiştirilmektedir. Fakat bu değişimler yapılırken araştırma neticeleri dikkate alınmamakta ya da oldukça kısmi oranda uzmanın fikri alınarak, telaşlı bir halde uygulamaya geçilmektedir. Sistem değişikliğinden derhal sonrasında, kısa bir süre içinde de bir netice alınacağı umulmaktadır. Fakat eğitim kısa vadeli hedefler üstüne inşa edilemeyecek kadar geniş bir disiplindir. Nereden bakılsa her bir fert okul öncesi eğitimden temel lise eğitimini tamamlayana kadar averaj 13-14 yıl eğitim almaktadır. Şu demek oluyor ki kim bilir değişen eğitim sisteminin meyvelerini görmemiz için en azından 20 yıl beklememiz gerekmektedir. Buradan hareketle ilk sorun olarak oldukça sık düzeltim yapıldığını ve bu reformların bilimsel nitelikli dayanağının olmadığı (araştırma sonuçlarına dayanmayan) reformlar olduğudur.

Bir öteki problem öğretmenlerimizi yeteri kadar iyi yetiştiremememizdir. Şu an vatanımızda öğretmen olmak için ya üniversitelerin 4 senelik eğitim veren Eğitim Fakülteleri’nden mezun olmanız ya da formasyon eğitimi alarak pedagojik sertifika almanız gerekmektedir. Her iki durumda da oldukça başarı göstermiş öğretmenler yetiştirdiğimiz söylenemez. İyi bir üniversite eğitimi almayan, üniversitede de eğitimin her kademesinde olduğu benzer biçimde rekabeti, yarışmayı ve öteki dostlarını bilimsel nitelikli puanları ile geçmeyi hedefleyen öğretmen adayları maalesef öğretmen olduklarında başarı göstermiş olamamaktadır. Bunu önlemek adına en azından öğretim üyeleri öğretmen adaylarını üniversite içinde rekabetçi sistemden uzak tutarak, bu mesleğin bilimsel nitelikli puanlar ile değil iyi bir eğitim ve kucak kucak uygulama ile kazanılması ihtiyaç duyulan bir iş bulunduğunu kavratmalıdır. Üniversitede öğretmen adaylarının bolca oranda kitap okuması, toplumsal faaliyetlerde bulunması, okullara giderek daha çok uygulama emek vermesi yapması ve felsefik olarak eğitim sorunları üstüne düşünmesi gerekmektedir.

5942_54914Bunun yanı sıra yaptığımız en büyük hatalardan bir diğeri de öğrencileri informasyon edinme isteği, öğrenme arzusu, girişimcilik, mesuliyet alma, doğayı tanıma benzer biçimde özelliklerden soğutmamızdır. Meydana getirilen pek oldukça emek verme ve yazılan kitaplar bu probleminin ne kadar ciddi olduğu mevzusunda bizi uyarmaktadır. Öğrencilere ilköğretim seviyesinden itibaren ve her aşama atladığında, artarak o denli fazla öğrenmesi için baskı yapıyoruz ki maalesef pek bir çok okuldan ve öğrenmeden uzaklaşıyor (fizyolojik olmasa bile ruhsal olarak). Oysa çocuk okulu sevmelidir. Okula mutlu bir halde gelmelidir. Okulda kendini rahat hissetmelidir. Sık sık tabiat ile iç içe olmalıdır. Böylece kendisi tecrübe ve deneyim edinerek, yaparak ve yaşayarak, birebir sürecin içinde olarak öğrenme edimini gerçekleştirebilir ki aslına bakarsan kalıcı öğrenme sadece ve sadece bu şekilde gerçekleştirilebilir.

Eğitimin pek oldukça birleşenden meydana geldiğini bilsek bile mevcut sistemin yanında en mühim katılımcılar öğretmenler ve öğrencilerdir. Bu aşamada yukarıda bahsedilen problemler ile ilgili umarız en kısa sürede atılması ihtiyaç duyulan adımlar atılır ve eğitim seviyemiz beklenilen düzeye gelir. Böylece daha mutlu çocuklar ile daha mutlu bir cemiyet inşa edilebilir.

Kaynakça:
Araştırma ve Proje Çalışmalarına Giriş- Salih Çepni
Öğretmen Olmak- Doğan Cüceloğlu/ İrfan Erdoğan
Özgür Eğitim- Joel Spring
Okulsuz Sıkıntısı- Daniel Pennac

Yazar:ömer Faruk Tavşanlı

#Eğitim #Eğitim Sistemi #öğrenci #Öğretmen #okul
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.