Türki-i Basit (Basit- Sade Türkçe) Ekolü

Edebiyat r1b 11/01/2021

8444_2Ulusların uygarlık dünyasında var olmasının bel kemiğini teşkil eden yaşamsal bir varlıktır dil. Diller de tıpkı milletler şeklinde tarih içinde değişik evrelerden geçerek varlıklarını sürdürürler. Bu bağlamda milletlerin karşı karşıya kaldıkları toplumsal siyasal ve dinsel değişimler direkt dile ve dilin gelişimine yansır. İşte Türk Dili’nin de İslam tesirindeki uygar dairenin içine girmesi Türk dilini de organik olarak bir gerilemeye maruz bırakmıştır. Her anlamda geri kalan Türk Dili , Arapça’nın ve Farsça’nın gölgesinde kalmış, edebiyatta da geri planda itilen Türk dilinin bu durumu karşısında bazı şairler buna dur demek ve Türk diliyle de başarıya ulaşmış divan edebiyatı ürünlerinin verilebildiğini göstererek bunu yaygınlaştırmak istemişlerdir.

Türki-i Kolay , 16. Yüzyılda Tatavlalı Mahremî ile Edirneli Nazmî’nin başlatmış olduğu ve ilk başarıya ulaşmış örneklerini vererek tamamen Türkçe kelimelerden oluşan ve ağır divan terkiplerinin olmadığı şiirler yazmaya dayanan bir şiir anlayışıdır.16.Yüzyıl divan edebiyatının zirveye ulaşmış olduğu ve divan şairlerinin Arapça ve Farsça yazmanın, bilmenin maharet sayıldığı Türkçeye ve mahalli ifadelere karşı küçümseyici olarak bakmış olduğu bir havaya haizdir. İşte bu ortam içinde Tatavlalı Mahremî ile Edirneli Nazmî’nin öncülük etmiş olduğu , Aydınlı Visali’nin de bu doğrultuda eserler verdiği bir anlayış oluşturulmaya çalmış olduğu Türki-i Kolay anlayışı bir dil milliyetçiliğinin parlaması olarak değerlendirilmektedir.

Sonradan meydana getirilen araştırmalarla Türki-i Kolay ekolünün tek başına bir anlayış değil “Mahallileşme” hareketinin hazırlık aşaması olarak ele alınması ihtiyaç duyulan bir çıkış olduğu ifade edilmiştir edebiyat araştırmacıları tarafınca.

8444_image13515. ve 16. Yüzyıllarda tesirini gösteren bu anlayışta, divan kuralları içinde kalmış olarak Türkçe kelime ve tamlamaların ekseriyette olduğu bir şiir dili oluşturulmak istenmiştir. Bu çerçevede mevzu olarak divan şiirinin mevzularından sapmayan, ölçü olarak da aruz kullanan fakat gerek kelime ekibi, gerekse isim ve fiillerin Türkçe olarak tercih edilmesi Türkçeye yönelişle beraber, halka yönelişi de teşvik etmiştir. Gene devrin edebiyat çevreleri tarafınca Türkçenin kaba ve zevksiz bir dil olduğu algısı kırılmak istenmiş, Türkçe’yi küçümseyen çevrelere Türkçe’yle başarıya ulaşmış eserlerin verilebileceği gösterilmek istenmiş.

Türki-i Kolay ekolünü, edebiyat ve dil çevrelerinde ilk kere Ord. Prof. Dr Fuad Köprülü ortaya çıkarmıştır. Fuad Köprülü her ne kadar Edirneli Nazmi’nin “Divan-ı Türki-i Kolay” adlı eseriyle bu hareketi başlattığını iddia etse de sonradan meydana getirilen araştırmalarla Edirneli Nazmi’nin bu şekilde bir eseri olmadığı bir tek divanı içinde Türki-i Kolay adlı şiirinin olduğu, Fuad Köprülü’nün de Edirneli Nazmi’nin bu minvaldeki şiirlerini bir araya biriktirerek bu şekilde adlandırdığı ortaya çıkmıştır.

Türki-i Kolay hareketi kısa sürede tarih sahnesinde etkisiz bir saman alevi şeklinde parlayıp kaybolmuştur. Bunun görünen sebebi bu anlayışı başlatan sanatçıların edebiyat alanında yetersiz ve başarısız olmaları olarak belirtilse de devrin toplumsal ve kültürel etkilerinin de yeri belirleyici olmuştur.

Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Yerlile%C5%9Fme_e%C4%9Filimi_(edebiyat)
http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-469&Data=edebiyat-ak%C4%B1mlar%C4%B1-ve-edebiyat-ak%C4%B1mlar%C4%B1-nelerdir
Reşit Rahmeti ARAT, Türk Dilinin İnkişâfı, Makaleler, C. I, TKAE Yay., Ankara 1987.

Yazar:Erdal Uğur

#Divan şiiri #Edebiyat akımı #Edirneli Nazmî #Mahallileşme. #Türkî-i Basît
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.