Troleybüs Nedir?

İcadlar r1b 12/01/2021

Bu yazımda, vatanımızda bazı büyük şehirlerde belli bir dönemde, kent içi ulaşımda hizmet vermiş olan troleybüslerden bahsedeceğim. Temelden başlamanın daha yararlı olacağını düşündüğümden, ilk olarak elektromotelardan söz edeceğim.

Troleybüs Nedir?

Troleybüsün atası olarak kabul edilen elektromotelar Simens’in kurucusu Werner von Siemens tarafınca tasarlanmıştır. Tasarlanan bu sistem, 4 tekerlekli bir at otomobiline 2 tane 2,2 kW’lık elektrik motoru ilave edilmesi ve motorların kasnağının zincirle arka tekerleklere bağlanmasıyla oluşturulmuştur. Elektrik havada gerili olarak kablolara bağlı, kontakt sepeti adında olan sekiz tekerlekle sağlanıyormuş. Tekerlekler, tel üstünde denge sağlanması ve telden ayrılmasının engellenmesi amacıyla, dörderli olarak karşılıklı dizilmişler. Elektromotelar, dünyada ilk olarak 29 Nisan 1882 tarihinde Berlin’de kurulmuştur. Elektromotelar, üstünde meydana getirilen çalışmalarla geliştirilerek troleybüsler üretilmiştir.

Troleybüslerin orijinal adı Trolley Coachtır. Tramvay benzer biçimde havada asılı bulunan elektrik tellerinden yararlanarak hareket eder. Motorlara giden elektrik araçların üstündeki iki tane çubuk (arşe) uçlarında bulunan oluklu rulmanların, havada yan yana duran, iki gerili hatta sürtünmesiyle alınmaktadır. Elektrikle emek verme özelliğinden dolayı İlk olarak elektrikli otobüs olarak anılmıştır. Tramvaydan değişik olarak ray üstünde değil tekerlekler üstünde hareket etmektedir. Tramvaydan değişik olarak ray üstünde değil, tekerlekler üstünde hareket etmektedir. Tekerlek üstünde hareket ettiğinden, tek kabloyla devrenin tamamlanamamasından dolayı havada gerili iki tel bulunuyor. Öteki taraftan, tekerlek üstünde hareket ettiğinden tramvaylara bakılırsa hareket kabiliyeti daha çok olup, azca oranda sağa-sola salınabilmektedirler. Bir nevi otobüs ile tramvayın karışımı olarak düşünülebilir.

sanlıurfa-Belediyesi-Balikligol-Abide-Troleybus-ProjesiAraçlar, otobüs şasi ve karoserisi ile yapım edilmiş olmakla beraber, 400 volt üstünde düz akımla çalışan elektrik motoruyla hareket ediyor. Motorlar son aşama sessiz ve güçlüdür. Kuvvetli motoru yardımıyla kullanıldığı yıllarda petrol yakıtlı otobüsleri geçebiliyordu. Troleybüslerde debriyaj ve gaz pedalı bulunmuyordu. Gaz pedalı yerine, akım geçişini ayarlayarak hızı artıran reosta adında olan pedal bulunuyordu. Troleybüslerde elektrojen grup yada batarya bulunmaktadır. Bu sayede araçlar bir saate kadar elektrik tellerinden uzakta hareket edebilmektedir. Böylece araçlar elektrik kesintilerinden ve vasıta üstündeki çubukların havada gerili tellerden ayrılmasından etkilenmemektedir. Yol emek harcamaları esnasında hattan ayrılabilmektedirler. Bu bakımdan troleybüslerin çoğunda metro ve tramvaylara bakılırsa daha kullanışlı. Sadece, ekonomik nedenlerden dolayı vatanımızda kullanılan troleybüslerin çoğunda batarya bulunamamış olanların da bakımı yapılamamıştır. Ülkemizdeki araçların çeşitli kısımları çeşitli İtalyan firmaları tarafınca yapılırdı. Araçta ahşap, parlak formika oturma bölgeleri bulunmuş olduğu söylenmektedir.

1900’lü yıllarda Almanya, Fransa, İtalya ve Orta Avrupa’da ticari gayelerle troleybüs yapımına başlandı. 1930’larda bu ülkelerde ve ABD’nın birçok şehrinde kent içi yolcu taşımacılığında troleybüsler kullanıldı. Günümüzde İtalya ve Fransa benzer biçimde ülkelerin bazı kasaba ve şehirlerinde hâlâ troleybüs işletmeciliği devam etmektedir.

TroleybüsTramvayların gereksinimleri giderememesi, otobüslerin maliyetinin yüksek olması, otobüslere bakılırsa daha sessiz emek vermesi, egzoz dumanının olmaması, daha süratli ivmelenmesi sebebiyle, kent içi ulaşımlarına katkı sağlaması amacıyla troleybüs sistemleri kurulmuştur. Vatanımızda troleybüs sistemleri, değişik zamanlarda, İstanbul, Ankara, İzmir benzer biçimde üç büyük şehirde kurulmuştur. İlk troleybüs sistemi 1947 senesinde Ankara’da kurulmuştur. 1 Haziran 1947 tarihinde toplam 20 vasıta ile Millet-Bakanlıklar hattında hizmete girmiştir. 1952 senesinde Ankara’daki vasıta sayısı yeni alımlarla beraber 33’e çıkmıştır. İstanbul’da troleybüs sistemi 27 Mayıs 1961’de faaliyete geçmiştir. İstanbulda yalnız Avrupa yakasında toplam 45 kilometrelik hatlarda etkinlik gösteriyordu. Hatlarda çalışan 100 aracın garajı Galata ve Şişlideydi. 1968 senesinde, tamamıyla İETT ustaları tarafınca üretilen, Tosun adında olan, 101 numaralı vasıta, troleybüs olarak hizmet vermeye adım atmıştır. Ankara ve İstanbulun peşinden 28 Temmuz 1954 İzmir’de faaliyete geçmiştir.

1980’li yıllarda ülkemizdeki enerji dar boğazı sebebiyle sık sık ortaya çıkan elektrik kesintileri ve elektrik arızaları, esasen yetersiz olan yolların iyice tıkanmasına niçin oluyordu. Düzgüsel koşullarda troleybüslerde olması ihtiyaç duyulan ve bir saat süresince bunların hareketini sağlayabilen bataryalar ekonomik yetersizlikten dolayı bazı araçlara alınamamış. Var olanların da bakımları yapılamadığından kullanılamaz durumdaymış. Öteki taraftan; kullanıldığı zamanlardaki hızla gelişen teknolojinin düşüklüğü, virajlı ve yokuşlu yolların fazla olması sebebiyle rulmanlar sık sık elektrik telinden ayrılırdı. Bu durum şoförün aracı durdurup, aracın arkasına geçerek çıkan arşelerin esnek ipi vasıtasıyla, rulmanların yerine oturtulmasını sağlardı. Bu durum aracın arkasında mahsur kalan otomobil sürücülerini çileden çıkarırdı. Tüm bu problemler ilke beraber, yaşlandıkları da göz önüne alınarak yavaşça trafikten çekilmeye başlamış. İlk olarak 16 Temmuz 1984 tarihinde İstanbul’da, 1986 senesinde Ankara’da, trafikten kaldırılmışlardır. İstanbulda trafikten kaldırıldıktan sonrasında araçlar İzmire gönderilmiştir. Son olarak İzmir’de 6 Mart 1992 tarihinde trafikten kaldırılmıştır.

Ray döşenmesine gerek olmadığından metro ve tramvaylara bakılırsa kurulumu daha basittir. Öteki taraftan gelişen teknoloji yardımıyla rulmanların elektrik kablolarından ayrılmasıyla pek karşılaşılmadığı söylenmektedir. Sadece troleybüslerin fiyatı, motorinle çalışan otobüslerin ortalama dört katıdır. Bununla beraber, troleybüslerin bakım ve onarım masraflarının oldukça yüksek olması kurulumunu engellemektedir. Çevre dostu bir vasıta olması ve geçmişten gelen bir anane olması sebebiyle, yurt haricinde bazı şehirlerde günümüzde de kullanımı devam etmektedir.

Yazar:Çiğdem Aydın

#elektrikli motor #Elektromote #Temiz Enerji #Tosun #ulaşım
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.