Pandemi Döneminin Baş-Boyun Kanseri Cerrahisi

Bilim r1b 17/01/2021

Koronavirüs 2019 (COVID-19) salgını, kanser hastalarının tedavisinde zamanının tedavi edilebilecek mi? sorusunu birçok klinisyenin zihnine taşıdı. Pandemi esnasında hastane kaynaklarını koruma ihtiyacı, sıhhat hizmetlerinin birçok alanında gecikmelere niçin olmuştur. Ameliyathaneler çok önemli kaynaklar kullandığından, cerrahi prosedürlerde daha büyük gecikmeler olmuştur. COVID-19 döneminde baş ve boyun kanserinin tedavisi, kaynak tahsisi endişelerine ek olarak, aerodigestif sistemin cerrahi prosedürleri esnasında yüksek aerosolizasyon riski bulunduğundan, hususi bir güçlük oluşturmuştur.
Dahası, Çin’den gelen ilk raporlar, kanser hastalarının COVID-19’a bağlı olarak artmış morbidite ve mortalite riski altında bulunduğunu ileri sürdü ve bu hastaların ventilatöre gerekseme duyma olasılığının daha yüksek bulunduğunu (pandeminin zirvesinde kıymetli bir kaynak) gerekçe gösterdi. Bu zorluklar, baş ve boyun kanserinin tedavisindeki gecikmeyle ilgili endişelerin artmasına niçin oldu ve bu hastaların triyaj tedavisi için düşünce birliği kılavuzlarının yayımlanmasıyla sonuçlandı. Bu kılavuzlar, kaynakların kullanımı ile hastalığın ilerlemesi riskini dengelemeyi amaçlamış ve erken evredeki hastalığın yakından gözlemlenmesi için tavsiye edilmişken, sonraki aşamadaki vakalar yalnızca ilerleme riski değil, hem de mühim kaynakları kullanma riski sebebiyle derinlemesine değerlendirme gerektirmiştir.(Yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatakları ve kan ürünleri benzer biçimde.) Pandemi Döneminin Baş-Boyun Kanseri Cerrahisi
Kaynak kısıtlamaları altında, baş ve boyun kanserlerinin tedavisinde kabul edilebilir cerrahi gecikmeler için politikalar, uzlaşı uzman görüşüne ve toplam tedavi paketi gecikmelerinin etkisine ilişkin sınırı olan geriye dönük verilere dayanılarak geliştirildi ve sonrasında uygun cerrahi gecikmelerle ilgili kılavuzlar oluşturmak için ekstrapole edildi. Kabul edilebilir gecikmeler, tümör evresine ve alt bölgeye bakılırsa 4 ila 8 hafta içinde değişiyordu. (Annals of Surgical Oncology’de Rygalski ve ark. Tarafınca burada gösterilen zamanlı çalışmada).
Genel tedavi gecikmelerinden değişik olarak cerrahi gecikmelerin tesirini inceler ve gelecekteki klinik uygulamaları izleyeceği yolu göstermeye ve baş ve boyun kanseri hastalarına yönelik bakımı iyileştirmeye destek olacak mühim bir informasyon boşluğunu ele alır.
Baş ve boyun kanseri tedavisi için artan süreye yönelik eğilim, COVID-19 pandemisinden ilkin geldi. Murphy vd. Tedaviye başlama süresinde 1998’de 19 günden 2011’de 30 güne kademeli bir artış gösterdiler. Bu gecikmelerin, artan karmaşık multimodal tedaviler, üçüncü basamak sıhhat hizmetlerine artan bakım geçişleri ve artan ön tedavi çalışmalarının bir kombinasyonundan kaynaklanabileceğini öne sürdüler. (radyografik ve patolojik testler dahil.)Pandemi Döneminin Baş-Boyun Kanseri Cerrahisi
Çoğunlukla lüzumlu olan bu değişikliklerin ışığında, tedavi paketi gecikmesinin etkisine ilişkin artan bilgilerden değişik olarak cerrahi tedavi gecikmesinin tesirinin daha iyi anlaşılması giderek daha mühim hale gelmektedir. Rygalski ve ark. Ulusal Kanser Veritabanını (NCDB), daha ilkin tedavi edilmemiş, primer cerrahi tedavi gören baş ve boyun kanseri hastalarından oluşan bir kohortta ameliyata kadar geçen süre (TTS) ve hayatta kalma neticeleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için kullanmışlardır. Bu COVID-19 periyodu öncesi çalışmada, hastaların çoğunluğu (% 87) tanıdan sonraki 60 gün içinde kanser tedavisine başlamış, hastaların % 45’i tanıdan sonraki 30 gün içinde ve % 45’i 30 ila 60 gün içinde ameliyata girmiştir. Hastaların bir tek % 14’ü tanıdan tedavinin başlangıcına kadar 60 günden fazla bir gecikme yaşamıştır.
Sağkalım analizi, yaş, cinsiyet, ırk, gelir seviyesi, sigorta, hastaneye uzaklık, Charlson-Deyo skoru, patolojik evre, cerrahi sınırlar, adjuvan tedavi ve primer bölge denetim edilerek TTS’nin daha fena genel sağkalımın anlamlı bir prediktörü bulunduğunu ortaya koymuştur. Tüm alt alanlar için (ağız boşluğu, orofarenks, gırtlak/hipofarenks), hastalar tedaviye 30 gün içinde başladığında mortalitede mühim bir artış olmamıştır; bununla beraber, her ek 30 günlük gecikme için, genel hayatta kalma çekince oranında % 4.6 artış vardır. Pandemi Döneminin Baş-Boyun Kanseri Cerrahisi
Daha ileri analizler, hayatta kalmadaki en büyük değişimin görüldüğü vakit noktası olarak 67 günü tanımladı. İlginç bir halde, tüm baş ve boyun kanseri hastalarında (bir tek cerrahi tedavi görenlerde değil) tedaviye kadar geçen süreyi değerlendirmek için NCDB’yi kullanan önceki emekler da, sağkalımın maksimum düzeyde etkilendiği kesinti olarak 67 günü tanımladı. Daha ileri analizler, hayatta kalmadaki en büyük değişimin görüldüğü vakit noktası olarak 67 günü tanımladı.
İlginç bir halde, tüm baş ve boyun kanseri hastalarında (bir tek cerrahi tedavi görenlerde değil) tedaviye kadar geçen süreyi değerlendirmek için NCDB’yi kullanan önceki emekler, sağ kalımın maksimum düzeyde etkilendiği kesinti olarak 67 günü tanımladı. Daha ileri analizler, hayatta kalmadaki en büyük değişimin görüldüğü vakit noktası olarak 67 günü tanımlamıştır. İlginç bir halde, tüm baş ve boyun kanseri hastalarında (bir tek cerrahi tedavi görenlerde değil) tedaviye kadar geçen süreyi değerlendirmek için NCDB’yi kullanan önceki emekler da, sağ kalımın maksimum düzeyde etkilendiği kesinti olarak 67 günü tanımlamıştır.
Bundan başka, bu emek harcama Orofarenks tümörler en (bağımsız olarak, insan papilloma virüsünün [HPV] durumu) tedavi gecikmelerden etkilenebilir alt site, önceki raporları desteklemektedir bir bulgu bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu veriler beraber, baş ve boyun kanseri için cerrahi tedaviyi 30 günden fazla geciktirme riskine ilişkin kıymetli bilgiler sunar ve bu benzeri görülmemiş pandemi esnasında tedavi paradigmaları için mevcut algoritmaların ayarlanmasına destek olabilir.
Geriye dönük gözden geçirmenin doğasında mevcud önyargılara doğal olarak olmakla beraber, bu, daha geniş tedavi paketleri yerine TTS gecikmelerinin tesirini inceleyen en büyük seridir. Bu emek harcama, cerrahi bakım ekiplerinin baş ve boyun kanserli hastalar için sağkalım neticelerini iyileştirebilecek değiştirilebilir bir risk faktörü olarak TTS’yi değerlendirip müdahale etmelerinin önemini vurgulamaktadır.

Kaynakça:
https://doi.org/10.1186/s40463-020-00424-7 .
https://bağlantı.springer.com/article/10.1245/s10434-020

Yazar: Hasret Güvenç Ağaoğlu

#baş boyun cerrahisi araştırmaları #baş boyun cerrahisi sağ kalım #covid-19 sürecinde sağlık sektörü #Pandemi döneminde baş boyun cerrahisi #pandemi döneminde sağlık
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.