Covid-19, Ebeveynlerin Çocuklarıyla İlgili İnternet Endişelerini Nasıl Etkiledi?

Bilim r1b 04/03/2021

Günümüzde her alan geniş çapta dijitalleşiyor. Dolayısıyla web her yaştan insana sosyalleşme, eğlence, öğrenme, iş ve önceki on yıl öncesine kadar düşünülemeyen bilgiye erişme fırsatları sunuyor. Bir de COVID-19 pandemisi dünyadaki 130’dan fazla ülkeyi evlerine kilitleyen bir durum olduğunda bu mevzu daha da ehemmiyet arz ediyor.
Evimizdeki kilitlenme ve engellemeler, evlatların ve ebeveynlerin günlük aktivitelerini hızla değiştirerek daha ilkin dışarıda meydana getirilen birçok aktiviteyi (okul dersleri, akranlarla oyun vb.) cihazların ekranına aktarmıştır. Salgının evlatların fizyolojik ve zihinsel sağlığı üstünde ne şeklinde bir tesiri olacağını bilmek için hemen hemen fazlaca erken, sadece profesyonellerin ve araştırmacılar bu mevzu ile yakından ilgilenmektedirler. Normal olarak, COVID-19 esnasında ailelerde ekran süresi katlanarak arttı: bazı yönlerden anne babalar için bir rahatlama oldu, bu sebeple İnternet vasıtasıyla çocuklar okul kurslarına ve akranlarıyla iletişime devam etti.
Buna ek olarak, çocuklar video oyunları yada müzik, yaratıcılık vb. Mevzulara adanmış internet sayfaları vasıtasıyla can sıkıntısından kaçındı. Öteki taraftan, yoğun çevrimiçi aktiviteler ebeveynlerin artan hareketsiz ve fizyolojik riskler şeklinde malum risklere ilişkin endişelerini arttırmıştır. Hareketsizlik, gece uzun soluklu kullanım, uyku bozuklukları, yalıtım ve gençler tarafınca dijital dünyada kaçış bu endişelerin deposudur.
Toplumsal mesafenin ve COVID-19 enfeksiyonunu sınırlandırmak için okulların geçici olarak kapatılmasının arkasından, birçok gelişmiş ülkedeki Eğitim Bakanlıkları, uzaktan eğitim için çevrimiçi kursları ve öteki internet sayfalarını hızla etkinleştirdi. Bu çevrimiçi çözümlerin amacı evlatların eğitim hakkını güvence altına almak ve bununla beraber ev hapsinin negatif etkilerini hafifletmektir. Bununla beraber, çevrimiçi kurslar öğretimi okuldan eve kaydırır ve anne babaları destek ve etkili öğrenme için bir kaynak haline getirir. Covid-19, Ebeveynlerin Çocuklarıyla İlgili İnternet Endişelerini Nasıl Etkiledi?
Sual şudur: Ebeveyn arabuluculuğunun ve dijital yeterliliğin görevi ne olabilir?
Araştırmacıların bilmiş olduğu şeklinde, bu mevzuyla ilgili herhangi bir deneysel emek verme yoktur, sadece ilköğretim evlatları ile meydana getirilen önceki emek harcamalar, ebeveyn kontrolü, ev ödevlerine müdahale ve evlatların öğrenimi içinde negatif ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Şu anda, birçok durumda öğretmenler, ebeveynlerden evlatlarının zamanında bağlantı kurmasını ve video derslerini takip etmesini beklemektedir. Bundan dolayı ebeveyn desteği yararlı olabilir, sadece gerginlikler ve ebeveyn-çocuk çatışmaları da ortaya çıkabilir. Ebeveynlerin küçüklere yardım etme, dijital öğrenmeye müdahale etme yada kendilerine verilen etkinlikleri bağımsız olarak yürütmelerini engelleme riski de vardır.
Dijital ebeveynliğin bu yönünün iyi mi çalıştığını idrak etmek, çabalarında anne babaları desteklemek ve küçüklere iyi bir evde öğrenimi sağlamak için yakın ilgi ve araştırma çabası gereklidir. COVID-19’dan önceki mevcut çalışmalara paralel olarak, dijital etkinliklerin, sosyalleşme ve aile (büyükanne ve büyükbaba ve kuzenler) ve öteki mühim kişiler (öğretmenler ve akranlar) tarafınca duygusal destek şeklinde evlatların temel ruhsal gereksinimlerini karşıladığına inanılmaktadır. Toplumsal medya, bilhassa gençler tarafınca duyguların (korku ve üzüntü şeklinde) ifade edilmesini, kendini ifşa etmesini ve duygusal ilişkilerin sürdürülmesini kolaylaştırmaktadır.
Akıllı telefon vasıtasıyla görüntülü görüşme ve tertipli temas, COVID-19 enfeksiyonunun önlenmesi yada iyileşmesinin önlenmesi sebebiyle bakıcının yada ailenin izolasyonu durumunda mühim bir güvence deposu olarak önerilmiştir. COVID-19 zamanında muhtemelen lüzumlu hale gelen şey, aile rutinlerinin tekrardan görüşme edilmesi, doğrusu ekran başlangıcında kalma süresi ile aile yaşamının öteki anları içinde bir denge kurulmasıdır. Bu bağlamda, WHO, ebeveynlerin çocuklar için tertipli rutinleri sürdürmelerini (okul / öğrenme, boş süre / dinlenme, yatma vakti, vb.) ve ek olarak ortak faaliyetler için yeni fırsatlar yaratmalarını (mesela, evlatların önünde yaratıcı, keyifli yada fizyolojik aktivite için beraber kullanım şeklinde) önermektedir.) Ufak çocuklarla beraber, birçok paylaşılan aktivite, destekleyici bir ebeveyn ilişkisi içinde duygularını (hem korkularını hem de isteklerini) ifade etmek ve iletmek için bir bağlam sunar. Gerçek COVID-19 koşullarında bile, ebeveyn davranışlarının (akıllı emek verme, söyleşi yada oyun için kendi kendini sınırlayan ekran süresi şeklinde) küçüklere uygulanan kısıtlayıcı arabuluculuk yada sınırlamalardan daha etkili olduğuna inanılmaktadır.
Dijital dünyada tehlikelere maruz kalmadan hareket edebilecek düzeyde dijital bilgiye ve becerilere haiz olmak bir yaş meselesi değildir, eğitim ve tahsil, doğrusu dijital okuryazarlık meselesidir . Yeni nesillere karşı ciddi bir mesuliyet ve yetişkinlerin (anne babalar, öğretmenler, psikologlar yada eğitimciler) hazırlıklı hissetmediği karmaşık bir zorluktur. Martin olarak şunu hatırlatır: “Dijital okuryazarlık, bireylerin dijital kaynakları tanımlamak, erişmek, yönetmek, entegre etmek, değerlendirmek, çözümleme etmek ve sentezlemek, yeni bilgiler oluşturmak, medya ifadeleri oluşturmak için dijital araçları ve olanakları uygun şekilde kullanma mevzusundaki farkındalığı, tutumu ve becerisidir ve yapıcı toplumsal eylemi mümkün kılmak için belirli yaşam durumları bağlamında başkalarıyla kontakt oluşturmak ve bu süreç üstünde derinlemesine düşünmektir.
Günümüzde ebeveynlerin zorlukları, dijital kullanıcılar olarak çocuklarına yönelik arabuluculuk uygulamalarını etkileyen değişik katılım düzeylerine, teknik becerilere ve inançlara haiz olmalarından meydana gelmektedir. Anne babalar kendilerini daha azca yetenekli hissederlerse yada web’in bilinmeyen tehlikeleri mevzusunda endişelenirlerse, daha kısıtlayıcı uygulamaları etkinleştirebilirler. Fakat nadiren çocuklarıyla yapıcı bir tavırla eleştirel bir halde tartışabilirler. Ek olarak, anne babalar dijital dünyada hokkabazlık yaparken, teknolojik yeniliklerin ardında koşarken ya da evlatları tehlikeden yada medyanın istismarından korumada çocuklarına bağlı kalmayacaklarına inanırlar.
Kimi zaman anne babalar, evlatları dijital etkinliklerinde iyi mi etkili bir halde yönetebileceklerine dair tavsiyeler için internet sayfalarına başvururlar, sadece internet sayfaları vasıtasıyla yayılan bilgiler devamlı bilimsel olarak temellenmez (düzmece haberler). Araştırmacı Danah Boyd web’deki gençlerin yaşamının karmaşıklığını tanımlarken, medyanın dijital yerlilerin erdemlerini (“süper güçler”) büyüttüğünü iddia ediyor. Sadece bununla beraber İnternet bağımlılığı, cinsel kandırma yada intihara teşvik şeklinde ciddi tehlikelerden bahseden ebeveyn korkuların da bahsetmektedir. Covid-19, Ebeveynlerin Çocuklarıyla İlgili İnternet Endişelerini Nasıl Etkiledi?
Bunun tam tersine, nadiren anne babalar tavsiye için profesyonellere başvurur. Bir emek verme fazlaca minik evlatların (7 yaşın altında) aileleriyle meydana getirilen emek harcamalar, ebeveynlerin çocuğun problemlerine ve dijital etkinliklerine gore yardım türünü (çocuk doktorları, dostlar ve aile şeklinde profesyoneller) seçtiğini göstermektedir. Çocuk tek adam çocuksa yada medyayı fazlaca uzun süre kullanıyorsa profesyonellere danışılır. Ebeveynlerin çocuğun faaliyetlerini yönetme mevzusundaki yeterlilik duygusu, eğer anne babalar medyanın yararlılığından (mesela, öğrenme için eğitici oyunlar) eminse ve ailede daha çok çocuk var ise artar. Anne babalar, medyanın tesirleri hakkında negatif bir görüşe haiz olduklarında tavsiye için arkadaşlarına ve ailelerine başvururlar. Bu netice düşündürücüdür fakat maalesef fazlaca fazla benzer emek verme yoktur.
Evlatların dijital faaliyetlerinin doğru bir ebeveyn aracılığı, bilimsel topluluktan gelen informasyon ve tavsiyelere dayanmalıdır. Amerikan Pediatri Akademisi bebeklik döneminde (0-5 yaş) web’in ihtiyatlı ve ılımlı kullanımı mevzusunda net bir duruş sergilemiştir ve 2 yaşın altında dokunmatik ekranlı aygıt kullanımını yasaklamıştır. Bu cihazların bu şekilde bir ortamda dikkatli kullanılması erken yaş, bebeklerin beyni ve toplumsal gelişimi için fazlaca önemlidir. Sadece, bu ustalaşmış tavsiyelerin aksine, çoğu zaman anne babalar bebekleri bebeklik döneminde medyanın kullanımına tanıtırlar (mesela, evladı sakinleştirmek, kaprisleri ve ağlamayı durdurmak şeklinde). Ufak çocuklar, bebeklik döneminde büyüyen ekran medyası (iPod, akıllı telefon, video oyun oynatıcı, vb.) İle günlük olarak belirli bir süre geçirdiler (sırasıyla 2 yaşın altında 42 dakika ve 2-4 yaşta 2 saat / 39 dakika). Aşırı ekrana maruz kalmanın riskleri literatürde kapsamlı bir halde doğrulanmıştır ve bilhassa fizyolojik problemler (aşırı kiloluluk şeklinde), gelişimsel zorluklar (doğrusu, dil yada öğrenme) ve sağlıksız rutinler (düşük uyku kalitesi) sergileyebilen erken kullanıcılar için negatif sonuçlar belirlenmiştir.
Aşırı Medyaya Maruz Kalmayla İlişkili Gelişimsel Riskler
Evlatların dijital etkinlikleri üstünde etkili ebeveyn arabuluculuğu önerileri açıktır. Bunlar şu şekildedir;
• Görüntülü söyleşi haricinde 18-24 aydan ilkin dijital cihazların kullanımından kaçınılmalı ve görüntülü görüşme ebeveynin huzurunda olmalıdır.
• Çocuğun (18–24 aylık) cihazları tek başına ve günde 1 saatten fazla kullanmasına izin verilmemelidir.
• Evlatların elektronik cihazları evlatların erken kullanım için baskı yapılmamalıdır. Bundan dolayı çocuk hazır olduğunda medyaya kendiliğinden yaklaşacaktır
• Çocuğun aleti kullanarak öğrendiklerini gerçek dünyaya uygulamasına destek olunmalıdır.
• Bebeklik döneminde, direkt deneyimlerin, manipülasyonun ve yapılandırılmamış oyunun çocuğun beyni ve toplumsal, bilişsel ve dilsel gelişim için fazlaca mühim bulunduğunu bilinmelidir.
• Oldukca fazla dikkat dağıtıcı unsur yada çocuğun anlayamadığı sertlik içerikli süratli programların kullanımından kaçınılmalıdır.
• Yatmadan bir saat ilkin bebeği sakinleştirmek için dijital aletler kullanmaktan kaçınılmalıdır.
• Çocuğun maruz kalmış olduğu medya içeriklerini devamlı olarak izlenmelidir.Covid-19, Ebeveynlerin Çocuklarıyla İlgili İnternet Endişelerini Nasıl Etkiledi?
Bundan dolayı, hem yeni teknolojilerin evlatların sağlığı ve gelişimi üstündeki etkisine ilişkin bilimsel detayları yaymak hem de ebeveynlerin dijital gerçekliğin zorluklarıyla başa çıkmalarına destek olmak için ebeveyn eğitimi müdahaleleri gereklidir.
Ebeveyn eğitimi, yalnızca etkisiz ebeveynlik uygulamalarını düzeltmeye yada ebeveynin ne yapması gerektiğine dair bir yönerge listesine indirgenemez. Aslına bakarsak, tüm araştırmalar arabuluculuk stratejilerinin (kısıtlayıcı yada etken yaklaşım) etkililiğinin göreceli bulunduğunu göstermektedir, bu sebeple ebeveyn uygulamaları hem yetişkinlerin (dijital beceriler, inançlar ve medyadaki etkinlikler) hem de evlatların (yaş, gelişim, dijital okuryazarlık becerileri, vb.) bu konudaki becerilerinin geliştirilmesini ihtiva eder.
Bunun yerine, profesyoneller ebeveynlere rehberliklerini evlatların yaşına ve gelişim becerilerine gore iyileştirmeleri ve ayarlamaları için yardım etmelidir. (medya okuryazarlığı programları) Ebeveynlikte bu faktörlerin önemi göz önüne alındığında bu daha azca yetenekli anne babalar yada web’in bilinmeyen tuzaklarından korkanların, yalnızca evlatların faaliyetlerini kısıtlamaya yada yasaklamaya müdahale etme olasılığı daha yüksektir. Tersine, daha yetenekli evlatların ve ebeveynlerin çevrimiçi fırsatları keşfetme ve bunlardan yararlanma mevzusunda daha özgür olması ve bununla beraber bir dereceye kadar çevrimiçi riski karşılayarak zarara karşı direnç geliştirmesi ihtimaller içindedir.
Dijital ebeveynlik, yalnızca dijital teknolojilerin hızla değişmesi sebebiyle değil, bununla beraber küçüklere gelişimlerini etkileyen sadece tamamen olmayan çoklu deneyimler (öğrenme, kontakt, sosyalleşme, eğlence vb.) Sundukları için fazlaca karmaşık ve bir görevdir. Bunun yanında gerçek ortamda meydana gelen deneyimlerle örtüşmesi gerekir. Bilhassa dijital yerliler gerçeği ve kendilerini tanıma, kendi kimliklerini geliştirme fırsatına sahipler. Bu da fazlaca sayıda araçla ve geleneksel sosyalleşme aracılarının, bilhassa ebeveynlerin (yada öğretmenlerin) denetimi olmaksızın yapılmalıdır.
Dijital teknolojilerin avantajları yada tehlikeleri hakkında kati cevaplar vermenin ne kadar zor bulunduğunun bilinciyle, araştırmacıların daha çok çaba göstermesi gerekiyor. Teknolojik ilerlemenin genç dijital kullananların ruhsal (nörobilişsel, duygusal ve toplumsal) gelişimini iyi mi değiştirdiğini idrak etmek için daha çok kanıta dayalı çalışmaya gerekseme vardır. Bununla beraber, bebeklik döneminde dijital araçların artan yaygınlaşmasına karşın, fazlaca minik çocuklarla meydana getirilen emek harcamalar hala eksiktir. Bilhassa, gelecekteki araştırmalar, ebeveynlik ve evlatların dijital ortamlardaki deneyimleri, fırsatları yada riskleri arasındaki ilişkileri araştırmak için uzunlamasına çalışmalardan yararlanabilir.

Kaynakça:
https://www.liebertpub.com/doi/10.1089/CYBER.2020.0284
https://www.unicef.org/laos/stories/keeping-children-safe-online-during-covid-19-pandemic
https://edtrust.org/parents-overwhelmingly-concerned-their-children-are-falling-behind-during-school-closures/

Yazar: Hasret Güvenç Ağaoğlu

#çocuklar için internet riskleri #çocuklarda internet bağımlılığı #covid-19 internet kullaınımı nasıl etkiledi #internet bağımlılığı #Kovid-19 internet kullanımı #online eğitim
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.