Balbal Nedir?

Edebiyat r1b 15/01/2021

Balbal Nedir?

Bilhassa Göktürklerde, kağanların, kahramanların ve meşhur kişilerin mezarları üstüne öldürdükleri düşmanları temsilen heykel yada taşlar diktikleri, eğer taş bulamazlarsa ağaçtan yapılmış heykel yada kazıkları bu maksatla kullandıkları ve bu şekilde dikilen taşlara balbal dendiği öteden beri bilinir.

Günümüze kadar bu mevzuda yayınlanmış bilgilerin yanlışlığı artık anlaşılmaktadır. W. Barthold ve Radloff, bu taşlar için ilkin merasimi yönetim eden insanın heykeli demişler, sonrasında aşağıda belirteceğim bilgiyi kabul etmişlerdir. Şemsettin Günaltay ve öteki bazı bilginler onların hatalı görüşlerini devam ettirmişlerdir.

V. Thomsen, “Eski Türk Yazıtları” tercümesine eklediği ekte, “Ölü gömüldükten sonrasında, mezarın üzerine, ölenin hayatta iken öldürmüş olduğu düşman sayısınca taş dikilir, bunlar Türklerin balbal dedikleri şey olacaktır.” Derken; W. Barthold bu balbalların işlenmemiş taş değil, heykel olduklarını ve ileri gelen başbuğlar için meydana getirilen cenaze merasiminde, kahramanın öldürmüş olduğu düşmanları temsil eden heykeller olarak dikildiğini söylüyor. Üç yerde, sonradan balbal olarak dikilen kişinin, hayatta iken kahramanın baş düşmanı bulunduğunu görüyoruz: Baz Kağan (Elteriş Kağan’ın düşmanı), Kırgız Hanı, (Elteriş Kağan’ın kardeşinin düşmanı) ve Kuğ-Songün (Bilge Kağan’ın oğlunun düşmanı). Şu sözler ise tipiktir: “Onların Alplerini öldürüp kendime balbal yaptım”.

Balbal Nedir?

Bang ise, balbalı büyük bir ceza olmak suretiyle ayaklanmaya sebep olan kişilerin ve fena kimselerin gömüldüğü cenaze tepesi diye gösterir.

Bu balbal kelimesi ve balbal dikme âdeti, Eski Türk Yazıtları içinde Kül Tigin Yazıtı’nın doğu tarafında “Babam kağana Baz kağanı birinci balbal diktirmiş” şeklinde geçer. Hüseyin Namık Orkun, balbal dikme inancının, Türklerin öldükten sonrasında diğeri dünyada da yaşamın mevcut olduğuna ve insanoğlunun ölünce diğer dünyaya göç ettiğine inandıklarını, uçuverdi denmesinin bununla ilgili bulunduğunu, ölünün diğer dünyada her şeye ihtiyacı olacağından eşyalarının mezara konduğunu ilave ediyor ve “Büyük şahsiyetlerin hizmetçiye de ihtiyacı vardır. Bunun için bir adam öldürülür ve bu öldürülen insanın adına da müteveffanın kabrine bir taş dikilir ki işte buna balbal adı verilir.” demektedir.

Prof. Dr. Osman Turan, Türklerin mezarları üstüne abide, yazıt ve heykel yapma geleneklerine ve bunlara dair buluntulara işaretten sonrasında “Türkler ölülerinin heykellerine itina ederlerken, öldürdükleri düşmanların balballarını oldukca çirkin bir yüzle gösteriyorlardı ki bu hususa dair de bir fazlaca buluntuya rastlanmıştır” demektedir. “Gömüt üstünde heykellere Tuna’dan Aral Gölü’ne kadar uzanan Kumania yada Kıpçak elinde de rastlanmış ve 13. Asırda Rubruck ile ondan sonraki seyyahlar tarafınca tasvir edilmişti.

Balbal Nedir?

10.asırda da Oğuzların ölülerine kubbe şeklinde mezarlar yaptıklarını, Şaman inancına nazaran üstüne binip cennete gitmesi için atını ve başka eşyalarını oraya koyduklarını, kahramanın öldürmüş olduğu düşman sayısınca balbalı mezarın kenarına diktikleri de kaydedilmiştir.” demektedir.

Prof.Dr. Osman Turan da bu hususta doğru sanılarak devam ettirilen bilgiyi nakletmiştir. Burada ortaya çıkan iki sorun var:

1-Ölen Türk’ün mezarına öldürmüş olduğu düşman kadar dikilen taş yada taşlar

2- Ölen Türk’ün mezarında bulunan heykeller. Yanlış olan nokta, bunların her ikisinin de balbal sanılmasıdır. Kazıbilimci A.D. Graç’ın araştırmaları sonucu yazdığı “Tuva’da Eski Türk Heykelleri” adlı eserde Graç, mezarlardaki heykelleri insan figürü olarak yapılmış heykeller ve bir taşa insan yüzü işlenmiş balballar olarak ikiye ayırır ve ikinci gruptaki heykellerin Türklerin harpte öldürdükleri düşmanların balbalları bulunduğunu anlatmaktadır. Fakat mezarlardaki her heykelin balbal sayıldığı hususunda Graç’ın bu görüşleri çürütülmüştür.

Şu hâlde balbal heykel değildir. Balbal, öldürülen düşmanlar için dikilmiş taştır. Resimli olanlar ise mezara gömülen Türkleri temsil eder. Gömüt üstünde bir oldukca taş bulunur, fakat orada olan heykel bir tanedir.

Meydana getirilen araştırmalardan, bu balbal benzeri taş yada heykel dikme âdet ve inancının Asya’nın doğusundan Avrupa’nın batısına ve İspanya’ya kadar yayılmış olduğu, Göktürklerin koydukları balbal adına karşılık İskitlerin ve Oğuzların verdikleri adın kati olarak bilinmediği sadece bu taşlara, Mezopotamya’da Sümerlere ilişik Ur Kral mezarında rastlandığı, böylece balbalların gerek coğrafi, gerek vakit bakımından genişlik ve derinlik gösterdiği anlaşılmaktadır.

Yazar: Gazanfer Tufan

#balbal #balballar #elteriş kağan #eski türk yazıtları #Hüseyin Namık Orkun #türklerde taş inancı #Tuva’da Eski Türk Heykelleri
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.